YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/12734
KARAR NO : 2021/3281
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 16.10.2018 tarihli ve K-2018/8844 sayılı itirazın reddi kararının Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekili vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 16.10.2016 tarihinde davacının kullandığı … plakalı araç ile davalıya kasko sigortası ile sigortalı poliçeli … plakalı aracın karıştığı kazada müvekkilinin yaralanarak %14,5 malul kaldığını belirterek şimdilik 100.000,00 TL manevi tazminmatın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma ve toplanan delillere göre;başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın 10.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte … Sigorta A.Ş.’den alınarak başvuru sahibine verilmesine, karar verilmiş, verilen karara karşı, davacı vekili tarafından İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz edilmiş; Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; 6098 sayılı TBK’nın 56 maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi(TBK 56. mad) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara
uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen hususlar, kusur durumu gözönüne alınarak davacı için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.