YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1836
KARAR NO : 2020/4711
KARAR TARİHİ : 10.07.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacılar murisi …’ün 30/03/2007 tarihinde idaresindeki trafik sigortası bulunmayan araç ile … plakalı araca çarparak kaza yapması sonucunda vefat ettiğini, … ve ‘ın babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla şimdilik, davacı çocuklar …ve … için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; davanın kabulü ile, davacı … için 23.454,00 TL, davacı … için 36.546,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren, 50.000,00 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından faiz başlangıcıyla sınırlı olarak temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 15.
maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı …’nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte …’na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.
Davalı …’na davadan önce başvuru yapılmadığı anlaşılmakla davalı, dava tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Bu nedenle davalı yönünden tazminatın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1) numaralı bendinde yer alan “10.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren, 50.000,00 TL’sinin ıslah” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “dava” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.