YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/957
KARAR NO : 2020/5230
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu aracın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, aracın 09.04.2014 tarihinde alkollü sürücü … idaresinde iken yaralamalı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, araçta yaralanan yolcu … 87.749,00 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “davalı …’in dava açılmadan önce vefat ettiğinin yargılama aşamasında anlaşıldığı, davacı vekilinin
de 01/10/2019 tarihli son oturumdaki beyanında, mirasçıların davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını ve davayı takip etmeyeceklerini beyan ettiği, davalının dava açılmadan önce vefat etmesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekeceği kanaatine varıldığı” gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekilince vekalet ücretine hasren istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; “davalının vefat ettiğinin tespit edildiği 09.07.2019 tarihli duruşmada, davacı vekilinin, davalının nüfus kaydına göre mirasçı gözüken çocuklarının adreslerine dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğini talep ettiği, beyanı üzerine Mahkemece davalının nüfus kaydına göre mirasçı gözüken çocuklarının (kızı ve oğullarına) adreslerine dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğine karar verildiği, taraf ehliyetinin bulunmaması bir dava şartı olarak re’sen dikkate alınabilirse de, bu eksikliğin giderilebilmesi için tarafın talepte bulunması gerekli olduğu, davaya dahil edilmek istenen üçüncü kişinin rızası aranmadığı, davacı vekilinin talebi ve ara karar üzerine davalının mirasçıları adına dava dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edildiği, mirasçılardan …’in vekili vasıtasıyla cevap dilekçesi verdiği ve vekilinin duruşmaya katıldığı, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle, kendisini vekille temsil ettiren dahili davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının isabetli olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmediği” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemi esastan reddedilmiş, anılan karar davacı vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK’nın 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince
verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 07/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.