YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1371
KARAR NO : 2015/1257
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik, 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince 20/01/2010 tarih ve 2009/26016, 2010/209 EK sayılı ilamı ile Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesince temyiz isteminin reddine karar verilmekle atılı suç yönünden kararın kesinleşmesi karşısında, kesinleşmiş bu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumu gözetilerek,
Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya reddine ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun 5728 sayılı Yasanın Geçici 1, 5275 sayılı Yasanın 101 ve 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz olduğu gözetildiğinde, sanık … müdafinin temyiz istemi hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın suç tarihinden önce sabıkasız olduğunun anlaşılması, hakaret suçunda giderilmesi gereken somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231/5. maddesindeki diğer hususlar değerlendirilmeden, “Suçtan doğan zararın tazmini şartı gerçekleşmediğinden ve şikayetçinin şikayetinin devam etmesi hususu da dikkate alınarak ” biçimindeki, kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanık müdafiinin 01/07/2010 tarihli oturumda lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini ve TCK’nın 62. maddesindeki takdiri indirim uygulanmasını da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.