YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16649
KARAR NO : 2016/263
KARAR TARİHİ : 12.01.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ SANIK : …
SUÇLAR : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Müşteki sanık … müdafiinin sanık … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz talebinin inclenmesinde;
Müşteki sanık …’in 14.06.2012 tarihli oturumda sanık …’dan şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istemediğini beyan etmesi nedeni ile katılan sıfatını kazanmadığı bu nedenla sanık … hakkında verilen hükümleri temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca müşteki sanık … müdafiinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Müşteki sanık … müdafiinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunması bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda müşteki sanık …’un olay tarihinde sanık …’ın camlarını taşlamak şeklinde gerçekleşen eylemde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiğinin ve sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı olarak kabul edildiğinin yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.