YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19316
KARAR NO : 2016/10744
KARAR TARİHİ : 17.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 03.09.2007 tarihli tutanak içeriği ve müşteki beyanlarına göre sanıkların müştekilere karşı hakaret ettiğinin iddia edilmesi karşısında zamanaşımı süresi içinde dava açılıp karar verilebileceği gözetilerek dosya görüşüldü:
1- Sanık …’ya 13.06.2011 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, süresinden sonra 05.07.2011 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanığın TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Sanıklar … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanıklara yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Direnme eyleminin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 265/3. maddesi uyarınca cezasında arttırım yapılmamış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca; TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.