YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20657
KARAR NO : 2016/18522
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Her ne kadar hakaret suçu aleni bir yer olan cadde üzerinde işlenmiş olmasına karşın sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmamış, sanığın hakaret eylemini, birden çok polis memuru mağdura karşı işlemesine karşın, TCK’nın 43/2. madde delaletiyle 43/1 maddesi uygulanmamış, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, kısmen tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A) Oluşa göre; Görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği ve sanığın polislere nasıl direndiği CMK’nın 230/1, b-c maddesine uygun şekilde kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan; “kimlik göstermekte direndikleri ve kademeli olarak kelepçe takılmak zorunda kalındığı” biçimindeki yetersiz gerekçeyle yüklenen suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
B) Kabule göre ise,
a- Sanığın direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmesi nedeniyle, hakkında TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen TCK’nın 58. maddesi uygulanmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
c- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
d- Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmesine karşın, şartları mevcut olduğu halde TCK’nın 265/3. maddesi uygulanmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.