Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/2608 E. 2015/4064 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2608
KARAR NO : 2015/4064
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen durışma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda temel ceza; adli para cezası olarak tercih edilmesine rağmen, artırım ve indirimler 1 yıl üzerinden gerçekleşmiş ise de; sonuç ceza doğru olduğundan bu husus, sonuca etkili görülmeyerek bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında, sanığın 8.740 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, kanun yoluna gidilmeden, hesap hatasının mahkemece 8.840 TL olarak düzeltilmesi karşısında, verilen ilk hükmün sanık için kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, sonuç cezanın “8.840 TL yerine 8.740 TL” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanununa uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 02/07/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.