Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/27658 E. 2016/12949 K. 09.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27658
KARAR NO : 2016/12949
KARAR TARİHİ : 09.06.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık … müdafiinin temyizinin sanığın hakaret ve tehdit suçlarına yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre hakaret suçunda temel ceza belirlenirken uygulanan kanun maddesi gösterilmemiş ise de, sonuca etkili bulunmayan ve maddi yanılgıdan kaynaklanan bu yanlışlığın yerinde düzeltilebileceği kabul edilerek; dosyadaki kanıtlara ve mahkemenin kabul ve takdirine göre tehdit suçunun sübutunda ve vasfında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
TCK’nın 61/6. maddesine aykırı olarak, hakaret suçundan, TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince gün adli para cezasının alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeden ve aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasındaki hesap hatası nedeniyle sonuç ceza 8.840 TL yerine, 8.740 TL olarak belirlenmiş ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Sanık hakkında tehdit suçundan hüküm kurulurken hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde infaz evresinde re’sen uygulanması mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 09/06/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.