YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29893
KARAR NO : 2018/12010
KARAR TARİHİ : 26.09.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A) Sanık … hakkında mağdurlar …, …, … ve …’e karşı eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıklar hakkında bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurların birden fazla fuhuş yapmasına aracılık yapması şeklindeki eylemlerinde TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E-2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında re’sen uygulanabileceği,
Anlaşıldığından, sanık … müdafi ile sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Sanık … (…) hakkındaki mahkumiyetler ve sanık … hakkında mağdur …’e karşı eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların suçlamaları kabul etmedikleri, dosya kapsamına göre sanık …’ın işletmecisi, diğer sanık …’nin de sorumlu müdürü olduğu barların açılmasından sonra bu iki sanığın mağdur …’ya yönelik fuhuş eylemlerinin sübut bulduğu, ancak mağdur …’nın soruşturmanın başladığı 27/09/2011 tarihinde 18 yaşından büyük olduğu dikkate alındığında, suça konu eylemlerin gerçekleştiği barların açılış tarihi ile sanık …’nin işe giriş tarihleri araştırılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında TCK’nın 227/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı erilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanık … …’nin tekerrüre esas alınan Keşan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/273 Esas ve 2010/1097 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun TCK’nın 141. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suçun uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam hakkında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve uzlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edildikten sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
b) Sanık … hakkında …’ya karşı ve sanık … hakkında tüm mağdurlara karşı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık yapmaları şeklindeki eylemlerinde TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … (…) ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.