YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31463
KARAR NO : 2016/10733
KARAR TARİHİ : 17.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın katılan …’a söylediği “ Senin bana yaptığının aynısını misliyle ödeyeceksin, sen ne zannediyon yaptıkların yanına kar mı kalacak, erkek yok mu sülalende onlara söyle bu iş büyüsün kan aksın” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 106/1.maddesinin son cümlesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Hukuk bürosunda görevli olan ve katiplik belgesi bulunan katılanın TCK’nın 6. maddesi anlamında kamu görevlisi olmadığının anlaşılması karşısında; eyleminin TCK’nın 125/1.maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin aynı Kanun’un 125/3-a maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
c) Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi uyarınca TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.