YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33438
KARAR NO : 2016/18430
KARAR TARİHİ : 30.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre ve sanığın 29.01.2016 tarihli ek temyiz dilekçesinde, işlenen suça dair açıklamada bulunarak suç grubu hakkında bilgi vermek istediğini belirtmesi nedeniyle yasal gereği için bu dilekçenin bir suretinin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına Yerel mahkeme tarafından gönderilebileceği gözetilerek, dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış, TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğuna karar verilmiş ise de, bu hususların infaz sırasında resen gözetilebileceği,
Ancak;
Göçmen kaçakçılığı suçunda, göçmenler mağdur olmayıp, suçun konusunu oluşturduğu düşünülmeden, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık …’nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, “TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına” ilişkin kısmın karardan çıkarılması ve sanığın TCK’nın 79/1-b, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılması” biçiminde değiştirilmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.