YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/34495
KARAR NO : 2016/14376
KARAR TARİHİ : 29.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve mahkemenin dosyadaki delilleri usülünce takdir ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup; tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken, uygulanan Kanun maddesi hükümde gösterilmeyerek, CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve sanık hakkında daha önce kurulan mahkûmiyet hükmünün, sanığın temyizi üzerine bozulduğunun ve CMK’nın 326/son maddesi gereğince önceki hükümde verilen ceza miktarından daha fazla ceza verilemeyeceği gözetilmeden, sanığa 7080 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nün temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görülmüş ise de, bu aykırılıklar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, “sanığın 354 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin hüküm fıkrasının sonuna “TCK’nın 52/2. maddesi” ibaresinin eklenmesi ve “sonuç cezanın CMK’nın 326/son maddesi uyarınca 7000 TL adli para cezasına indirilmesi” biçiminde, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.