YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/44389
KARAR NO : 2017/15495
KARAR TARİHİ : 25.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Sanıkların avukat olan katılanı, haczin yapılmasını engellemek amacıyla ittirerek dışarıya çıkarttıkları ancak dosyada mağdur sıfatı olmayan icra memuruna yönelik herhangi bir eylemlerinin olmadığının, 29.05.2008 tarihli haciz tutanağı ile icra memuru tanıkların beyanlarından anlaşılması karşısında, borçlu vekili olan sanık …’in dosyada taraf olmayan avukat sanık … ile birlikte icra memurunun haciz yapmasınına engel oldukları biçiminde açıklanan eylemlerinde, cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, CMK’nın 230/1-c maddesine aykırı olarak, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında görevi yaptırmak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de,
a-) Sanıkların birlikte hareket ederek , avukat olan katılanı, haczin yapılmasını engellemek amacıyla ittirerek dışarıya çıkarttıklarının anlaşılması karşısında, eylemlerinin TCK’nın 265/2 -3 maddesine uyduğunun düşünülmemesi,
b-) Sanık … ve müvekkili şirket çalışanlarınca tutulan 20.05.2008 tarihli tutanak kapsamı ve sanıkların savunmalarında katılan tarafın usulune uygun olarak haciz işlemlerine yapmadıklarına ilişkin iddiaları karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden TCK’nın 29, sanık … hakkında ise ayrıca hakaret suçu yönünden anılan Kanunun 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-) Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, kesin nitelikteki adli para cezasından ibaret olması karşısında, sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
d-) Borçlu şirkete ait işyerinde gerçekleştirilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafii ile katılan … Siz vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.