YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5494
KARAR NO : 2015/4733
KARAR TARİHİ : 07.09.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisine hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Temel ceza belirlenirken doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince uygulama yapılması yerine, TCK’nın 125/1. maddesi uyarınca ceza belirlendikten sonra 125/3-a maddesi uygulanması yasaya aykırı bulunsa da aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak,
Hakaret suçunda, 5237 sayılı TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılayabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesine karşın, sanığın hakaret eylemini cezaevi bahçesinde gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, aleniyet olgusunun oluşmadığı gözetilmeksizin TCK’nın 125/4. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak hüküm fıkrasından TCK’nın 125/4. fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılıp sonuç cezanın “1 yıl hapis cezası” biçiminde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 07/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.