Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/9142 E. 2015/6787 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9142
KARAR NO : 2015/6787
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

Tebliğname No : 4 – 2013/256187
MAHKEMESİ : Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2013/34 (E) ve 2013/155 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre ve 17.04.2013 tarihinde verilen kararın, Üst Cumhuriyet savcısı tarafından 09.05.2013 tarihli müddeti muhafaza talepli dilekçesiyle temyiz edildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin reddi görüşüne iştirak edilmeyerek ve de sadece sanık E.. Y.. hakkındaki hükmün temyize konu olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Kabule göre de,
a- Mağdurların köy muhtarı ile azası olduklarına dair herhangi bir araştırma yapılmadan ve bu eylemin ne şekilde kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı işlendiği açıklanmadan, ayrıca sanığa ek savunma hakkıda tanınmayıp, iddianamede gösterilmeyen TCK’nın 125/3-a maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
b- Hakaret suçunun aleni bir yer olan köy kahvehanesinde işlenmesine rağmen, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
c- Sanığın, hakaret eylemini, birden fazla kişiye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık E.. Y.. ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki istem yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.