YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11731
KARAR NO : 2018/11882
KARAR TARİHİ : 26.09.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Dosya kapsamına göre, ceza infaz kurumunda hükümlü olup tek kişilik odada bulunan sanığın, diğer mahkumları rahatsız edecek derecede yüksek sesle müzik dinlemesi nedeniyle müşteki infaz koruma memurları tarafından koğuşa girilmeden televizyonun sesini kısmasının istenmesi üzerine, elinde bulunan jilet parçasını müştekilere göstererek “hepinizi keserim” şeklinde tehdit etmesi şeklindeki eyleminin, müştekilerin görevlerini engellemeye yönelik olmayıp, olaydan duyduğu kızgınlıkla gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin, tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanığın eylemine uyan TCK’nın 106/2-a, 43/2 maddesi yerine aynı Kanunun 265/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
a) Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla infaz koruma memuruna karşı gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
b) Sanık hakkında bozma öncesi verilen 2010/11 Esas, 2010/58 Karar sayılı hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulması sonrasında CMUK’nın 326/son maddesi gereğince, görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK’nın 265/1, 265/4, 43/2 maddeleri uygulanarak cezanın hesaplanmasından sonra netice ceza miktarının ilk hükümdeki ceza miktarı kadar belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi yanlış yorumlanarak sanık hakkında TCK’nın 265/4. maddesinin uygulanmaması,
c) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.