Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/13220 E. 2018/14471 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13220
KARAR NO : 2018/14471
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Fuhuş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık … tarafından temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Sanıklar …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar …, … ve … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklar … ve …’a yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanıklar hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerde adli para cezasına hükmedilmemiş ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda ve TCK’nın 53/1-c maddesinin de Kanunda öngörülen biçimde, infaz evresinde resen uygulanabileceği,
Anlaşıldığından, Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar …, …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanıklar Hakan Çoban, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
a- Sanıklar … ve …’ın arabayla, müştekiler … ve …’ın içinde bulunduğu aracı takip edip önüne geçerek durdurdukları, sanık …’ın araçtan inip müştekilerin aracına konuşmak için vurduğu, daha sonra polislerin gelmesi üzerine sanıkların olay yerinden uzaklaştıkları olayda, mağdurlara yönelik hürriyeti tahdit edici herhangi bir icrai harekette bulunmadıklarından, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı, subut bulan eylemlerinin TCK’nın 223/1. maddesinde düzenlenen ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
b- Sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerde adli para cezasına hükmedilmemesi,
c- Sanık …’ya adli sicil kaydı okunmayıp ek savunma hakkı da verilmeden, hakkında iddianamede gösterilmeyen TCK’nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
d- Sanık …’nun mağdur …’a yönelik eyleminin suç tarihinin 05/07/2010 olmasına karşın, gerekçeli karar başlığında 2010 olarak gösterilmesi,
e-Sanık …’nun mağdur …”a yönelik eyleminin suç tarihinin 05/07/2010 olduğu, tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği, sanığın adli sicil kaydında bulunan Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 111-239 E., K. Sayılı, 765 sayılı TCK’nın 342. maddesi gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenerek tekerrüre esas olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
f- Sanık …’ın, kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydında gözüken Osmaneli Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26/02/2011 tarih, 2010/171 E., 2010/1 K. Sayılı ilamının “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçuna ilişkin olduğu, TCK’nın 191. maddesinde 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 68. maddesiyle yapılan değişiklik çerçevesinde bu mahkûmiyet ilamıyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, tekerrüre esas nitelikte mahkûmiyet olup olmadığı, hususunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
g-TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hüküm, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması,
ı- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3 fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı, sanıklar, …, … ve …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.