Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/13692 E. 2018/14800 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13692
KARAR NO : 2018/14800
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda sanığın, kendisine uygulanan idari yaptırım kararı ile ilgili olarak 155 polis imdat hattını arayarak görüşme yaptığı polis memuru olan müştekiye söylediği kabul edilen “terbiyesizlik yapma” şeklindeki sözünün, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- TCK’nın 265. maddesinde, görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüş olup; somut olayda, olay tutanağı, mağdur polis memurunun aşamalardaki ifadesi ve iddianame anlatımında sanığın eyleminin “ceza yazıyorsunuz da ne geçiyor eline, seni buraya kim gönderdi, biz Kaymakamdan izin aldık Valiyi arıyorum seni sürdürmesini bilirim” diyerek tehditte bulunduğu ve ardından iş yerine ait yazar kasayı polis aracının önüne fırlatarak kırdığı şeklinde gerçekleşen eylemlerinden, tehdit sözlerinin sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdur üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı, bu itibarla görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın polis aracının önüne yazar kasayı atmak şeklindeki eylemiyle de görevli memura yönelik suçun unsuru niteliğindeki cebir eylemini ne şekilde gerçekleştirdiğinin denetime olanak verecek şekilde kanıtlara dayalı olarak karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.