Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/14445 E. 2018/14383 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14445
KARAR NO : 2018/14383
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükûnunu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın durakta gördüğü müştekiye önce saati sorduğu ve sonrasında telefonda konuştuğu kişiye söylediği kabul edilen “sen bu kızla aynı metroda mıydın? Kız kalktı gidiyor, çok da güzeldi” şeklindeki söz konusu eyleminin, sırf müştekinin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenmediği ve atılı suçun “ısrar” unsurunun olayda oluşmadığının anlaşılması karşısında; eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kamu davası açıldığı, her ne kadar soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, suç vasfı değiştiğinden bahisle uzlaşma kapsamında olan TCK’nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hüküm kurulmuş olması karşısında, mahkumiyet kararı verilen bu suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.