YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15440
KARAR NO : 2016/18518
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
Tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1, 125/3-a,125/4, 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis, 11 ay 20 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, kısa süreli hapis cezalarının anılan Kanun’un 50/1-d. maddesi gereğince 5 ay, 11 ay 20 gün ve 3 ay 10 gün süreyle eğlence yerlerine gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2008 tarihli ve 2007/172 esas, 2008/44 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediğinden bahisle 5 ay hapis, 11 ay 20 gün hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezalarının aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 25/02/2015 tarihli ve 2014/357 esas, 2015/67 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19/07/2016 gün ve 2016/287889 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, … Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2008 tarihli ve 2007/172 esas, 2008/44 sayılı kararında sanığın katılan …’e yönelik hakaret ve tehdit suçlarından dolayı 5 ay hapis ve 11 ay 20 gün hapis cezası verilerek seçenek tedbire çevrildiği, bahse konu hükmün katılan tarafından temyiz edilmesi neticesinde bozulduğu, atılı suçlardan sanık hakkında Mahkemenin 21/11/2014 tarihli ve 2014/69-308 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği cihetle sanık hakkındaki seçenek yaptırıma ilişkin ilamın katılan Halime Yüksel’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen 3 ay 10 gün süre ile eğlence yerlerine gitmekten yasaklanma tedbirine ilişkin olduğu gözetilmeksizin, denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrısına uymayan sanık hakkında sadece bahse konu suç nedeniyle verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi yerine yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
TCK’nın 50.maddesinde; “(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Kanun yararına bozma konusu yapılan karar, sanık hakkında, hakaret, tehdit ve yaralama suçlarından, … Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2015 tarih ve 2014/357 esas, 2015/67 sayılı kararı ile verilen hapis cezalarının aynen infazına ilişkindir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanığa hakaret ve tehdit suçlarından verilen cezaların mağdurunun … olduğu, bu suçlar açısından verilen hükümlerin temyiz incelemesinden geçtiği, Yargıtay tarafından hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin bozulduğu, sonrasında yapılan yargılama neticesinde mağdur …’e karşı hakaret ve tehdit suçları açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmektedir.
Sanık hakkında mağdur ….’e karşı yaralama suçundan 3 ay 10 gün süre ile eğlence yerlerine gitmekten yasaklanma tedbirine hükmedildiği, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, infaz aşamasında sanığın hükmedilen tedbire uymadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik müdürlüğünce infaz kaydının kapatılmasına ve iadesine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yapılan ihbar nedeniyle yerel Mahkemece yapılan incelemeyle, sanığın, mağdur …’e karşı yaralama eyleminden dolayı hükmedilen 3 ay 10 gün süreyle eğlence yerlerine gitmekten yasaklanmasına tedbirine uymadığı gerekçesiyle, bu suç açısından aynen infaz kararı verilmesi gerektiği halde, sanık hakkında mağdur …’e karşı hakaret ve tehdit eylemlerinden dolayı hükmedilen cezaların da aynen infazına karar verilmek suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret ve tehdit suçlarından sanık … hakkında, …Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2015 tarih ve 2014/357 esas, 2015/67 sayılı aynen infaz kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan, sanık hakkında mağdur …’e karşı hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin, hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA,
3- Kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 05.12.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.