Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/747 E. 2017/163 K. 10.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/747
KARAR NO : 2017/163
KARAR TARİHİ : 10.01.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1- TCK’nın 116/4. maddesinde düzenlenen cebir suretiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçunun oluşabilmesi için, suçu nitelikli haline getiren cebirin kişilere yöneltilmesi, bu şiddet eylemi ile konut dokunulmazlığının bozulması arasında nedensellik bağının bulunması, şiddetin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerekir. Aynı fıkrada düzenlenen fiilin gece vakti işlendiğinin kabulü için ise, konuta, güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar girilmelidir.
Sanığın, olay günü gündüz vakti olan saat 16.00 sıralarında katılana ait evin giriş kapısının kilit kısmına zarar vererek içeri girdiği olayda, ne şekilde cebir veya tehdit kullandığı kanıtlarıyla birlikte açıklanıp tartışılmadan, TCK’nın 116/1. maddesi yerine aynı Kanunun 116/4. maddesi gereğince hükümlülük kararı verilmesi,
2-Suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden, taraflar arasında 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulmaksızın hüküm kurulması,
3- Hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/3 maddesi uyarınca, mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4-Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmasına rağmen, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
5- Kabule göre de, sanık hakkında bozma öncesi TCK’nın 116/1 . maddesi uyarınca 9 ay hapis cezasına hükmedilmesine karşın, CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilmeyerek aynı Kanunun 116/4. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.