YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/767
KARAR NO : 2016/14669
KARAR TARİHİ : 21.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Yerel Mahkeme tarafından 17.01.2002 tarih ve 2001/154-2002/1 E-K sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK’nın 193/2, 55/3, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca verilen adli para cezasının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.05.2004 tarih ve 2003/690-2004/6432 E-K sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması suretiyle suça sürüklenen çocuğun 569.424.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra Dursunbey Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine ilamın infazının 29.11.2004 tarihinde durdurulduğu, sonradan yürürlüğü giren 5237 sayılı TCK ile 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde 5278 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler neticesinde uyarlama yargılamasında suça sürüklenen çocuk hakkında 765 sayılı TCK’nın 193/2, 55/3. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezasına karar verilerek, bu hükmün CMK’nın 231/5. maddesine uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresinde suça sürüklenen çocuğun kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak suça sürüklenen çocuğun 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği olayda, infazın durdurulmasından önce kesinleşen 17.01.2002 tarihli kararda, suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasına karar verilmiş olması karşısında, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç cezanın kesinleşen bu hüküm ile belirlenen adli para cezası olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk …’un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen netice cezanın 5353 sayılı Yasanın 22, 5083 sayılı Yasanın ise 2. maddeleri de gözetilerek “569 TL adli para cezası” biçiminde değiştirilmek suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/09/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.