Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2017/2870 E. 2019/7131 K. 10.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2870
KARAR NO : 2019/7131
KARAR TARİHİ : 10.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A) Sanık …’ye atılı görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kişi ile birlikte müşteki kamu görevlilerine yönelik gerçekleştirmiş olması karşısında, hakkında TCK’nın 265/3. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin, infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık …’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanık …’a atılı görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden yapılan incelemeye gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın aşamalarda değişmeyen beyanlarında Elazığ ve Malatya Araştırma ve Devlet Hastanelerinde psikolojik tedavi gördüğüne dair raporlarının mevcut olduğuna ilişkin savunması, diğer sanık …’nin soruşturma aşamasında alınan beyanında …’ın şizofreni hastası olduğu ve olay sırasında koğuşta bulunan diğer tanıkların da sanık …’un epilepsi hastası olduğunu beyan etmeleri karşısında, sanığın mevcut bulunduğunu savunduğu raporları temin edilip, suç tarihi itibariyle TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre,
1- Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla kişi ile birlikte müşteki kamu görevlilerine yönelik gerçekleştirmiş olması karşısında, hakkında TCK’nın 265/3 maddesi uygulanmamış olması,
2- TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.