YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6730
KARAR NO : 2019/2031
KARAR TARİHİ : 23.01.2019
KARAR
Kötü muamele suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 232/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarihli ve 2016/17 esas, 2017/423 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına ilişkin mercii Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2018 tarihli ve 2018/959 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında; “Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2018 tarihli kararı ile sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak karar verildiğinden bahisle Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2017 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; dosya kapsamına göre; sanığın Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından talimatla alınan 05/05/2017 ve 20/10/2017 tarihli ifadelerinde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ettiği ve sanığın 26/04/2018 tarihinde çıkartılıp, dosya arasına alınmış sabıka kaydında herhangi bir sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
– Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanığın 05/05/2017 ve 20/10/2017 tarihli talimat duruşmalarında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasını kabul etmesi karşısında merci tarafından itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Söke Ağır Ceza Mahkemesine ait 06/06/2018 tarihli ve 2018/959 değişik iş sayılı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 23/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.