Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2019/10351 E. 2020/8096 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10351
KARAR NO : 2020/8096
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Dairemizin 2019/10351, 2019/17957, 2019/19752 ve 2019/23324 Esas sırasında kayıtlı dosyaları arasında suçlar ve sanık yönünden fiili, hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olay tarihinde Silifke M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan sanığın Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı ile Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere 30/09/2014 tarihli bir adet, 01/10/2014 tarihli iki adet dilekçe yazdığı, sanığın aynı tarihlerde yukarıda numaraları belirtilen dosyaların mağdurları İrfan Güneş, Fikrettin Kul ve Bekir Bozdağ’a yönelik hakaret içeren dilekçeleri de verdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hakaret eylemlerini, aynı olay ve zaman dilimi içerisinde, aynı suç işleme kararı kapsamında, mağdurları hedef alarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, dava dosyaları birleştirilerek, sanık hakkında TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca tek mahkumiyet hükmü kurulup, aynı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca cezasının artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Olay tarihinde Silifke M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunan sanığın Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı ile Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere 30/09/2014 ve 01/10/2014 tarihli hakaret içeren üç ayrı dilekçe yazarak Cezaevi İdaresi’ne vermesinde, sanığın hakaret eylemlerini, aynı olay ve zaman dilimi içerisinde, aynı suç işleme kararı kapsamında, mağdurları hedef alarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca tek mahkumiyet hükmü kurulup, aynı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca cezasının artırılması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.