YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18795
KARAR NO : 2020/5209
KARAR TARİHİ : 27.02.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
İncelemeye konu olayda; suça sürüklenen çocukların ikrara yönelik savunmaları, katılanın ise aşamalardaki tutarlı beyanları karşısında, olay günü suça sürüklenen çocukların 8-10 kez katılanı aramaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, ısrar unsurunun oluştuğu ve katılanı psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız etme saikiyle hareket edildiğinin kabulü gerektiği, başka bir deyişle bu fiilin TCK’nın 123. maddesiyle korunan hukuki yararın ihlali niteliğinde olduğu ve dolayısıyla kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluştuğu ve olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının denetime olanak verecek şekilde tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararları verilmesi,
2) Yukarıda belirtilen bozmaya uyulması halinde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan Kanunun 253 ve 254. maddelerinde öngörüldüğü biçimde, yöntemine uygun olarak taraflara uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.