Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2019/7106 E. 2020/1783 K. 21.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7106
KARAR NO : 2020/1783
KARAR TARİHİ : 21.01.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanunun metninde yazılı bulunan telefon etme gürültü yapma ya da aynı maksatla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, katılanın eşi ile sanık arasında birliktelik olduğu ve bu nedenle aralarında husumet bulunduğu, sanık ile katılanın eşi arasında ceza davalarının bulunması ve sanığın aşamalardaki savunmalarına göre; katılan ve sanığa ait cep telefonlarının suç tarihini kapsayacak şekilde HTS kayıtları getirtilerek karşılıklı aramanın olup olmadığı, konuşma süreleri tespit edilip sanığın sırf huzur ve sükunu bozmaya yönelik katılanı arayıp aramadığı, katılanı birden çok kez rahatsız ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde açıklanmadan ve atılı suçun “ısrar” unsurunun olayda ne şekilde oluştuğu yöntemince tartışılmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de, 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “önceden hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verildiği” şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.