YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4531
KARAR NO : 2010/14911
KARAR TARİHİ : 09.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin artırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu 517 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığını haricen öğrendiğini, kamulaştırma işleminin tebliğ edilmediğini belirterek çekişmesiz bedelin artırılarak dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmaza, 1975 tarihinde kamulaştırılarak 22.04.1976 günü el konulduğunu bu nedenle 2942 sayılı Yasanın 38.maddesi gereğince mal sahibinin dava açma hakkının düştüğünden sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İdarelerin tapu iptal ve tescil davalarına dayanak yaptığı; Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile iptal olmuştur.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, idarenin Kamulaştırma Kanununun 38. maddesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açma imkanı kalmamıştır.
Mahkemece tüm deliller toplanarak, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 09.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.