YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7019
KARAR NO : 2007/8669
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal içinde geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir.
Somut emsal olarak alınan 10121 ada 1 parsel numaralı taşınmaz ile davaya konu taşınmazın bilirkişi kurulunca belirlenen özellikleri birbirine benzer olup, somut emsalin tek üstün özelliği şehirleşmenin yoğun olduğu merkezi konumda olmasıdır. Açıklanan bu özellikleri dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eşdeğerde
olabilecekleri izlenimini vermektedir. Bilirkişi raporlarında nazara alınmayan vergi beyan değerleri yönünden de denetim yapılmak üzere dosyaya getirtilen belediye yazısında, emlak vergisine esas asgari değerler itibariyle emsal taşınmaz için 25.00 YTL/m2, dava konusu taşınmaz için ise 30.00 YTL/m2 bildirilmiş olması da bu izlenimi güçlendirmektedir.
Açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporlarında emsal ile dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine göre yapılan karşılaştırma sonunda dava konusu taşınmazın emsalin yaklaşık yarısı değerde olduğunun saptanması açık bir isabetsizlik teşkil etmektedir. Bu bakımdan, yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması,
2-Bilirkişi kurulu tarafından somut emsal alınan taşınmazın satış tarihi, tarafları ve satış bedelini gösterir tapu kayıt örneğinin getirtilerek raporun denetlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-Kamulaştırılan taşınmaz ile aynı ada içinde yer alan 3 parsel sayılı taşınmaz ve komşu ada olan 4042 adada yer alan 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar -satış bedelleri bildirilmediği gerekçesiyle- bilirkişi kurulu tarafından incelenmemiş olduğu halde, kayıtlardaki bu eksikliğin giderilmesi ve bu emsallerin de incelenmelerinin sağlanması açısından ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tapuya tescili davasının niteliği gereği tescile de karar verilmesi gereğinin dikkate alınmaması,
5-Kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydında mevcut olan haciz şerhinin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.