Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/12123 E. 2010/3248 K. 04.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12123
KARAR NO : 2010/3248
KARAR TARİHİ : 04.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının kıymet takdir esaslarını düzenleyen 11.maddesinin birinci fıkrası (f) bendi uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Tapuda tarla olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın 7873 m²’si kapama ceviz bahçesi, 1180m²’si kapama şeftali bahçesi, 1000 m²’si kapama kayısı bahçesi, 1000m²’si kapama erik bahçesi, 1000 m²’si kapama elma bahçesi olup, kalan 3000 m²’sinde 8 yaşında 345 adet kavak ağacı, bunların dışında ayrıca sınır ağacı niteliğinde 2 nar, 5 asma ve 4 incir ağacı ile 120,51 m² yüzölçümlü bir yapı bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazda yapının kapladığı alan dışındaki kısmının tamamı kapama karışık meyve bahçesi ve kavaklık olarak kabul edildiği halde kavakların kapladığı alanın sulu tarıma göre arazi değeri bulunup bu değere kavakların rayiç değerinin eklenmesi suretiyle değerlendirilip üzerinde bulunan asma, nar ve incir ağaçlarına da ayrıca maktuen değer verilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre kapama kavaklığa değer biçilirken, kavakların bir yılda hasat edilemeyeceği göz önünde tutularak, öncelikle kaç yaşında kesim çağına geleceği resmi verilere dayanılmak suretiyle tespit edilmeli, kesim çağında elde edilecek brüt gelir yine resmi verilere göre belirlenerek bundan kavakların kesim çağına kadar geçecek süre içindeki masraflar (üretim giderleri) düşüldükten sonra kesim yılına bölünmek suretiyle dekar başına elde edilecek yıllık net gelir bulunmalı, bu net gelire de kapitalizasyon faizi uygulanarak kapama kavaklığın kamulaştırma bedeli tespit edilmelidir.
Taşınmaz üzerinde kapama kavaklık değerlendirmesine konu kavakların değeri, üzerinde yer aldığı arazi değeri içinde yer aldığından kavakların kapladığı 3000 m² alanın yalnızca kavaklık gelirine göre değerinin saptanması gerekip (kavakların kapladığı alan dışındaki bölümün de bilirkişi raporunda kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirildiği dikkate alındığından) bu şekilde yapılan değerlendirme ile kamulaştırılan yerin tamamından uygun teknikle normal olarak sağlanabilecek gelir dikkate alınacağına göre taşınmazın üzerinde bulunan başka unsurların gelirinin artık zemin değerine bir katkısı söz konusu edilemez. Başka bir deyişle ceviz, şeftali, kayısı, erik, elma ve kavak ağaçları dışındaki meyveli ağaçların değeri de kapama karışık meyve bahçesi ve kavaklık olarak bulunan bedelin kapsamında kalmaktadır.
Bu bakımdan zemin değerinin saptanmasında dikkate alınması söz konusu olmayan ağaçların ancak idare tarafından alıkonulmuş olması halinde sadece odun değerlerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
2-Dosyaya getirtilen Karaman İl Tarım Müdürlüğü cetvelinde kayısı ürünü için dekar başına ortalama verim 990 kg olarak bildirildiği halde bilirkişi kurulunca çevre il ve ilçelerden gelen ortalama değerler belirlenirken bu verimin dikkate alınmaksızın kayısı için 1400 kg verim üzerinden hesaplama yapılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan yukarıda sözü edilen bozma nedenleri doğrultusunda ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.