Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/13045 E. 2010/473 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13045
KARAR NO : 2010/473
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, anataşınmazın T Blok 1 nolu bağımsız bölümünün tapusunun iptali ile sitenin ortak kullanım alanı olarak tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, kat irtifaklı anataşınmazın bağımsız bölümünün tapusunun iptali ve ortak kullanım alanı olarak tescili istemine ilişkin olup, davayı anataşınmazda kat maliki olmayan yönetim kurulu başkanı (…) açmıştır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesi yöneticinin görev ve yetkilerini belirlemiş olup, bunların arasında mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı bulunan tapu iptal ve tescili davasını açma yetkisi ve görevi yoktur. Bu nitelikteki bir davayı yöneticinin açabilmesi için anataşınmazda kat maliki olması ya da bu konuda kendisine kat malikleri kurulunca özel yetki verilmesi gerekir. Geri çevirme kararı üzerine yönetime eldeki davayı açması konusunda yetki verildiğine ilişkin bir kat malikleri kurulu kararı dosyaya konulmamıştır. Her ne kadar 12.08.2004 tarihli bir karar ibraz edilmiş ise de, bu kararın kat malikleri kurulunca değil yönetim kurulunca alındığı anlaşıldığından, bu nitelikteki bir kararın kat malikleri kurulu kararı olmadığı için davacı yönetim kurulu başkanına tapu iptal ve tescil davasını açma yetkisi vermez.
Yukarıda açıklanan tüm nedenler gözönünde bulundurularak anataşınmazda kat maliki olmayan, kat malikleri kurulunca özel yetki verilmeyen ve tüzel kişiliği bulunmayan yönetim kurulunun başkanının bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin olmadığı gözetilerek davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.