Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/14102 E. 2010/7640 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14102
KARAR NO : 2010/7640
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 84.872,23 ABD Doları ile 66.934.500.00 TL eğitim ve öğretim masrafının harcama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’ün 1416 Sayılı Yasa gereğince …’ne master ve doktora yapmak amacıyla gönderildiğini, bu nedenle vermiş olduğu yüklenme senetlerine aykırı davrandığını, adına 77.908.000.000 TL ile 87322,70 ABD Doları harcama yapıldığını, bu borcu ödemek için bu kere 21.08.2002 tarihli yüklenme senedi ve 30.09.2002 tarihli kefalet senedi verdiğini, borcunun 66.934.500.000 TL ve 84.872,23 ABD Doları tutarındaki kısmını ödemediğini, diğer davalıların ise kefil olduğunu ileri sürerek 84.872,23 ABD Dolarının tahsil tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının ve 66.934.500.000TL’nin harcama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile; ayrıca ödenen 8.064.050.000 TL ile 2.450,47 ABD Dolarının işlemiş olan faizinin ise davalı asıldan ve kefillerden kefalet senedi hükümleri gereğince tahsilini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren 5535 Sayılı Yasa hükümlerine göre hesaplama yapılmış, davalının 81.206,72 ABD Doları borcu olduğu tespit edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 81.206,72 ABD Doları karşılığı olan 119.373,87 YTL’nin davalı kefiller …, … ve …’nun sorumluluğu 2.000 YTL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davanın 3.665,51 ABD Doları karşılığı 5.388,29 TL ile 66.934,50 YTL ki toplam 72.322,79 YTL’lik kısmın reddine, davalı kefil … ve … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu olayda davalıların vermiş oldukları taahhütname gereğince taahhüt kapsamında kalan harcamalardan sorumlu olduklarından kuşku yoktur. Ancak olay, dava açılmasından sonra yürürlüğe giren “5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa” kapsamında kaldığından ve borç miktarı da bu yasa gereğince tespit edildiğinden, reddine karar verilen 72.322,79 YTL açısından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip, bu kısım içinde davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile bu kısımla ilgili davanın reddine karar verilmesi ve davacı lehine vekalet ücretine de hükmedilmemiş olması,
2-Davalı kefiller … ve … davalı asılın taahhüdünü ihlal etmesinden sonra hesaplanan borcun ödenmesini … Noterliğince düzenlenen 30.02.2002 tarih ve 17687 yevmiye numaralı kefalet senedi ile taahhüt etmiştirler. Bu durumda adı geçen bu davalıların hüküm altına alınan borç miktarından kefalet senedi hükümleri gereğince sorumlu tutulması gerekirken, haklarında açılan davanın reddine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.