Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/14344 E. 2010/2132 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14344
KARAR NO : 2010/2132
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, galle alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde; Mazbut Karabehlül Bey Vakfı’nın (Mehmet Bey İbni Recep Bini Behlül Bey Vakfı) kesinleşen Beyoğlu Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 2006/240-286 sayılı kararı ile galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiğini, ancak gallenin tahsili için davalı idareye başvurulduğu halde adı geçen vakfın herhangi bir malı ve geliri olmadığı için ödeme yapılmasının mümkün bulunmadığının bildirildiğini, halbuki vakfın bir çok taşınmazının olduğunu, bunların bir kısmının taviz bedeli alınmak suretiyle tapuda terkinlerinin yapıldığını, kamulaştırma ve satış bedellerinin davalı tarafından tahsil edildiğini, bunların değerlendirilip vakıf evlatlarına intikal ettirilmediğini ileri sürerek, vakfa ait taşınmazlardan elde edilen gelirlerin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL’nin faiziyle davalıdan tahsilini istemiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Vakıflarda İntifa Haklarının Ne Suretle Tespit Ve İta Edileceği Hakkında 17.7.1936 Tarihli Vakıflar Nizamnamesine Ek 23.12.1937 Tarih 2/7898 Sayılı Tüzüğün 30.7.1987 Tarihli Tüzükle Değişik 5. maddesinin (c) fıkrasında; (27.09.2008 tarihinde yürürlüğe giren Vakıflar Yönetmeliğinin 54.maddesinde) vakıf gelirlerinden masraflar çıktıktan sonra kalacak fazlanın alakalılara tahsis edileceği belirtildikten sonra 6. maddesinde (Vakıflar Yönetmeliğinin 55.maddesinde) bu tahsisin ne şekilde yapılacağı düzenlenerek vakfiyesinde vakıf taşınmazların bakım ve onarım şartı bulunan vakıfların gayrisafi gelirlerinden her yıl %10 oranında ihtiyat akçesi ayrılarak taşınmazların bakım ve onarımlarının yapılacağı, bu oranın vakıfların malvarlığına göre Vakıflar Meclisi kararıyla artırılabileceği, vakıfların yıllık gayrisafi gelir tahsilatından %20 oranında yönetim ve temsil gideri karşılığı alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine gelir yazılacağı, bu vakıfların gerçekleşen yıllık gayrisafi gelir tahsilatından vakıf için yapılan giderler ve vakfiye şartı gereği yapılan her türlü harcamalar çıkarıldıktan sonra vakıf evlatlarına ve ilgililerine ödenecek intifa hakkının belirleneceği ve bunun doğduğu mali yılı izleyen ilk altı ay içinde vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu mali yılın birinci ayında belgeleyenlere yıllık olarak ödeneceği, 7. maddesinde (Vakıflar Yönetmeliğinin 53/2 maddesinde) ise vakıf için belirlenen gelir fazlası (intifa hakları) vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğu ve galleye hak kazandığını kesinleşen mahkeme kararıyla ispat edenlere ve onların evladına Vakıf mazbut ise Vakıflar Genel Müdürlüğü mülhak ise mütevelli tarafından ödeneceği öngörülmüştür.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2762 Sayılı Vakıflar Kanununun 39.maddesinin ikinci fıkrasında (5737 sayılı Vakıflar Kanununun 75. maddesinde) mazbutaya alınan vakıflarda alacaklıların vakfiyeye göre intifa haklarının saklı olduğu belirtildikten sonra 13.maddesinde 10. ve 12.maddelere göre satılacak mallardan ele geçecek paranın bu maddelerde gösterilen yerlere sarf edilinceye kadar nemalandırılmasının mecburi olduğu, 14.maddesinde de gerek satış bedelleri ile gerek değişme ile alınacak veya yeniden yaptırılacak gayrimenkullerin evvelki vakıfların adını alacağı vakıflar idaresince kayıtlarına bu suretle işaret edileceği ve tapuya da böylece tescil ettirileceği, 32.maddesinde ise vakıflar idaresinin eline geçecek taviz bedellerinin muhafaza edilerek en faydalı şekilde nemalandırılacağı veya idare meclisinin vereceği karar üzerine bu taviz bedelleri ile gelir getirici inşaat veya ortaklık yapılabileceği hükme bağlanmıştır. (5737 sayılı Vakıflar Kanununun 1.maddesi)
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi; Galleye hak kazandığını mahkeme ilamıyla ispatlayan vakıf evladına galle fazlası ödeneceğinden, gerek davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve gerekse Silvan Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.11.2008 tarih ve 2030 sayılı cevap yazısı ekinde mahkemeye gönderilen ve tapu kayıtlarında vakfa ait olduğu belirtilen taşınmazların tekrar Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorularak akıbetleri araştırılıp, hala vakıf üzerinde kayıtlı iseler bir gelir getirip getirmediği belirlenip, üçüncü kişilere devredilmiş iseler devrin ekonomik değeri saptanıp, ayrıca sözü edilen yazı ekinde bulunan makbuzlara göre Vakıflar Genel Müdürlüğünce tahsil edilen taviz bedelleri ile bunlardan başka Vakıflar Genel Müdürlüğünce satış veya kamulaştırma yoluyla elde ettiği paralar etraflıca soruşturulup hesaplanacak bedelin dava tarihine kadar geçecek sürede yıllar itibariyle getireceği kazanç tüm vakıf gelirleriyle birlikte değerlendirilip oranlanıp saptanarak yasal kesintiler yapıldıktan sonra davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.