YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7959
KARAR NO : 2010/1531
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kat maliklerinin mutfaklarını genişleterek ortak yerlere el attıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve projeye uygun eski haline getirilmesini istemiş, mahkemece yaptırılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda davalıların bağımsız bölümlerinin mutfak piyesi önündeki yer alan açık balkonlarını daire içi kullanım alanına dahil ettikleri saptanmış, davalıların dava konusu edilen değişiklikler hususunda kat maliklerinin rızalarının alınmış olduğu yolundaki savunmalarına itibar edilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 28.11.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5711 sayılı Yasayla değişik 19. maddesinin ikinci fıkrası hükmünde kat maliklerinden birinin ana taşınmazın ortak yerlerinde kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yapamayacağı öngörülmüştür. Dosyada bulunan 03.12.2007 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgede, davacı dışındaki tüm kat maliklerinin, “arka cephede bulunan açık balkonun camlı camekan doğrama ile kapatılmış olmasına, mutfak piyesi önünde aydınlık tarafında yer alan açık balkonun kapatılarak daire içi kullanım alanına dahil edilmiş olmasına dair projesine aykırı tadilat ve sair inşaatların rıza ve muvafakatları tahtında yapıldığını” açıkladıkları ve yukarıda sözü edilen yasa maddesinde öngörüldüğü üzere bu belgenin anataşınmazdaki kat maliklerinin beşte dördünün imzasını taşıdığı, saptanan bu durum karşısında davalıların mutfak balkonlarını kapatıp mutfağa dahil etmeleri konusunda yasanın öngördüğü koşulun gerçekleştiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.