YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8367
KARAR NO : 2010/1138
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde projeye aykırı olarak pencere ve balkonlarda yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının projeye aykırı olarak bağımsız bölümündeki pencereleri küçülttüğü, balkonlarını kapattığını ileri sürerek ortak yere elatmasının önlenmesi ile yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini istemiştir.
Dosyanın incelenmesinde özellikle yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 24.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün pencerelerinin sonradan değiştirilmiş olup anataşınmazdaki diğer bağımsız bölüm pencerelerinin plan ve görüntüsünden farklı yapıldığını, pencerelerde yapılan değişikliğin ve balkon tadilatlarının tasdikli projeye aykırı olduğunu belirtmiş ancak projeye aykırılık oluşturan hususlar tek tek raporda açıklanmamıştır. Mahkemece bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüyle, 2 nolu bağmsız bölümde davalının elatmasının önlenmesine, pencere ve balkonlarda yapılan değişikliklerin yıkılması ile eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçları hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu hüküm yasaya infazda duraksamaya meydan verilmemesi amacıyla konulmuştur. Yasanın bu hükmü de gözönüne alınarak mahkemece anataşınmazın onaylı mimari projesi yerinde uygulatılarak, projeye aykırı olan hususları tek tek belirten ve aykırılıkların eski hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini açıklayan, krokili ek bilirkişi raporu alınmalı ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, infazda duraksamaya yol açacak şekilde karar verilmiş olması,
Ayrıca;
Karar gereğinin yerine getirilmesi için davalıya Kat Mülkiyeti Yasasının 33.maddesi gereğince uygun bir süre verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.