YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10922
KARAR NO : 2010/15837
KARAR TARİHİ : 09.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalı tarafça anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı el atmaların önlenerek eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı Vekili dava Dilekçesinde davacı tarafça anataşınmazın G ve I bloklarında onaylı mimari projesine aykırı yapılan müdahalelerin önlenmesini istemiş mahkemece her iki bloğunda ancak tamamen yıkılarak eski hale getirilmesinin mümkün olduğundan fiili imkansızlık nedeniyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve özelikle yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor, ek rapor ve krokide gösterildiği üzere projeye göre dava konusu G blokun toplam 50 m² ve dikdörtgen olması gerekirken 262 m² ve sekizgen, I blokun ise toplam 240 m² ve dikdörtgen olması gerekirken 406 m² ve sekizgen olarak Kat Mülkiyeti Yasası’nın 19. maddesine ve onaylı mimari projeye aykırı olarak binaların ilk inşası sırasında yapıldıkları ve fazladan yapılan bu alanların davalı tarafça kullanıldığı tamamen yıkılarak ruhsat eki tadilat projesine uygun hale getirilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre binanın ilk inşası sırasında yapılan projeye aykırı değişikliklerin eski hale getirilmesinin ana yapının statiğine zarar vereceğinin ve dolayısıyla binanın yıkılması sonucunu doğuracağının anlaşılması durumunda, davacı yönünden de eski hale getirilmenin yarardan çok zarara sebep olacağı nedeniyle bir hukuki yararı söz konusu olmadığından isteminin reddi gerektiği kabul edilmekte ise de somut olayda dava konusu edilen G ve I bloklar müstakil yapılar olup bunların projeye uygun hale getirilmesi diğer bağımsız bölümlerin bulundukları binaların yıkılması riskini doğurmayacağı, davacı yönünden bir zarar oluşturmayacağı dikkate alındığında anataşınmazın ortak alanlarına yapılan el atmanın önlenmesi ve projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.