Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/11485 E. 2010/15792 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11485
KARAR NO : 2010/15792
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Belediye Başkanlığının 22.12.2008 günlü yazısından dava konusu parselin belediye sınırları ve meskun alan içerisinde bulunduğu, kamulaştırılan taşınmazın yer aldığı mahallenin belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden (yol, su, elektrik, çöp toplama hizmetlerinden) yararlandığı beldenin gelişme alanında ve 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planı içinde olduğu ve 1994 yılında imar planı kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Geri çevirme kararı üzerine Belediye Başkanlığınca yazılan yazıda ise 1/1000 ölçekli planın 22.06.2010 günlü encümen kararıyla onaylandığı belirtilmiştir
Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında bulunması gerekir. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden özellikle Belediye Başkanlığının 22.12.2008 günlü yazısı içeriğinden dava konusu taşınmazın belediye sınırları içerisinde olduğu, çevresinin meskun halde bulunduğu ve belediye hizmetlerinden yararlandığı belirlenmiş olması ve Bakanlar Kurulu Kararnamesi gözetildiğinde taşınmazın arsa olduğunun kabulü ile bu niteliğine göre kamulaştırma bedelinin saptanması gerekirken bilirkişi kurulunun tarım arazisi niteliğini esas alan raporuna itibarla hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.