YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1252
KARAR NO : 2010/3016
KARAR TARİHİ : 01.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (f) bendi hükmüne göre arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay uygulamalarına göre üzerinde verim çağına gelmiş yetişkin zeytin ağaçlarının bulunduğu taşınmazın değerlendirilmesinde bu ağaçların normal sıklıkta kaplayacağı alanın kapama zeytinlik kabul edilip zeytin ürününün o yerdeki Tarım Müdürlüğü resmi verilerine göre dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiatı üzerinden net gelir belirlenmelidir.
Zeytin ürününün dekar başına ortalama verimi yerine ağaç sayısı esas alınarak verim hesabı yapılması çoğu kez yanıltıcı sonuçlara götürebileceği gibi sağlıklı bir şekilde Yargıtay denetimi de mümkün olmayacaktır.
Ülkemizin zeytin üretiminin en çok yapıldığı Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde dekar başına zeytin veriminin var yılı ve yok yılı da gözetildiğinde genelde 550 kg civarında olduğu yıllardır Yargıtay’a gelen kamulaştırma dosyalarından bilinmektedir. Hal böyle iken üzerindeki ağaçların sayısı itibariyle taşınmazın tamamının kapama zeytinlik olarak nitelendirilmesi uygun ise de, değerlendirmede ağaç başına üretim miktarının ağaç sayısıyla çarpılması suretiyle ulaşılan ve ülke genelindeki ortalamanın üstünde olan 585 kg verim miktarına göre kamulaştırma bedelinin takdiri,
2- Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözönünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu saptandığına göre kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması gerekirken mahkemece %5 alınarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.