Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/13590 E. 2011/2390 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13590
KARAR NO : 2011/2390
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı dava dilekçesinde, “…” olan soyadının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, yaşamakta oldukları … ilçesinde … soyadında bir çok kimsenin bulunduğunu, bu durumun resmi işlemlerde karışıklığa ve yanlışlıklara neden olduğunu ileri sürerek … olan soyadının … olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacının babasının adının … olduğu, zabıtaca yapılan araştırmada bu kişinin (davacının) aranan kişilerden olmadığı, … soyadıyla tanınan bir kimse olduğunun belirtilmediği, dinlenen tanıkların ise davacının, …’in oğlu … olarak tanındığını ancak … soyadıyla tanınıp bilindiklerine dair bir beyanlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesine göre kişi, ancak haklı nedenlerin varlığı halinde soyadının değiştirilmesini hakimden isteyebilir. Yasanın bu hükmü karşısında bir kimsenin soyadını değiştirebilmesi için eski soyadının, onu toplum içerisinde incitebilecek, gülünç, ayıp ve herkes tarafından yadırganabilecek bir nitelikte olması gerekir. Kişinin almak istediği soyadın da o aileyle özdeşleşmiş, yakın çevresinde, dost ve akrabaları arasında kuşku ve duraksamaya yer vermeden tanınıp bilinen ve aynı zamanda anılan bir soyad olması gerekir.
Somut olaya gelince; davacının soyadının, toplum içerisinde yukarıda açıklanan şekilde olumsuz bir özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca bu soyadla tanınıp bilindiğine dair herhangi bir delil de dosyaya ibraz edilmemiştir. Bir kimsenin babasının adı ileride ona, bu adı soyadı olarak kullanma hakkını vermez. Mahkemece, yasanın aradığı koşullara uygun haklı nedeni bulunmayan davacının davasının reddi yerine kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.