Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/13987 E. 2011/3517 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13987
KARAR NO : 2011/3517
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar ve vekilleri, dava dilekçesinde, …, … … ve …’nin anneleri …’nın hanesindeki kayıtlarının iptalini istemişler, mahkemece davanın kabulüne, davacıların baba hanesindeki kayıtlarının iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, davacı …’nın … ‘le birlikteliğinden diğer davacı …, … ve … … adında üç çocuğunun dünyaya geldiğini bunların …’nın kızlık hanesine babaları … olarak gösterilerek kayıt edildiklerini, … ‘ün de ayrıca değişik doğum tarihleriyle …’yi …, …’yı …, … …’ı … olarak kendi hanesine eşi …’dan doğmuş çocukları gibi kayıt ettirmesi sonucu …, … ve … …’ın kayıtlarının mükerrer hale geldiğini ileri sürerek …’nın nüfus kaydındaki bu üç çocuğun kayıtlarının iptalini istemiş, mahkemece davalılardan … ‘ün nüfus kütüğündeki …, … ve …’nın kayıtlarının iptaline karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, incelenen nüfus kayıtları içeriklerinden; davacı …’nın kızlık hanesinde babaları … olarak gösterilen 17.11.1988 doğumlu …, 05.01.1991 doğumlu … ve 12.02.1993 doğumlu … … adında çocuklarının kayıtlı bulunduğu aynı şekilde, …’ün nüfus kütüğündeki kaydında eşi …’dan olma 17.12.1988 doğumlu …, 17.11.1991 doğumlu … ve 12.02.1993 doğumlu … adındaki çocuklarının tescil edildiği anlaşılmaktadır. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup mahkemeler hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır.
Somut olayda Iddia ile ilgili olarak mükerrer yazıldığı belirtilen kişilerin nüfusta kayıtlı annelerden hangisinin gerçek anneleri olduğunun kesin şekilde belirlenmesi için DNA testi yaptırılıp alınacak raporda gözetilerek karar verilmesi gerektiği düşünülmeden salt taraf beyanları ve tanık anlatımları ile yetinilmesi de doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
Davacı …’nın kızlık hanesinde kayıtlı bulunan, diğer davacılar … … ve … …’ın kayıtlarının iptaline, … ‘ün hanesinde kayıtlı bulunan …, … ve …’nın anne adlarının … olarak düzeltilmesine, …, … , … ile davacı … arasında bağlantı kurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.