Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2078 E. 2010/6779 K. 03.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2078
KARAR NO : 2010/6779
KARAR TARİHİ : 03.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfus kütüğünde 01.07.1977 olan doğum tarihinin 23.02.1977 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek adı geçenin doğum tarihi 23.11.1977 olarak düzeltilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ailesinin …’dan göçerek Türkiye’ye geldiğini, …’da 23.02.1977 günü doğum olduğu halde Türkiye’de nüfus kütüğüne 01.07.1977 doğumlu olarak yazıldığını, …’daki kayıtlarda doğum tarihinin ayının Roma Rakamı ile iki olarak yazılmasına karşın bunun yanlışlıkla onbir olarak tercüme edildiğini ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davacının doğum tarihinin 23.11.1977 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacının … İlçesi … Mahallesi C:…, H:…’de … T.C. Kimlik numarasıyla …’da 01.07.1977 günü doğmuş olarak nüfusa kayıt edildiği, dosyada mevcut olan ve … makamları tarafından verilen belgenin tercümesinden, doğum belgesinin 23.02.1977 ve 24.02.1977 tarihli ve 452 numaralı doğum raporuna istinaden tanzim edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre, açılan kayıt düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunmaktadır. Hakim davaların bu özelliğini dikkate alarak doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir. Davacının ısrarla 1977 yılının Şubat ayında doğduğunu ileri sürmüş olması karşısında belgelerdeki doğum tarihinde yer alan ayın Şubat olup olmadığı, gerektiğinde davacının tanıkları da dinlenmek suretiyle açıklığa kavuşturularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin çelişkili tercümesine itibar edilerek iddianın aksine davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.