Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2775 E. 2010/7323 K. 11.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2775
KARAR NO : 2010/7323
KARAR TARİHİ : 11.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava ve ıslah dilekçesinde, asıl davada 428.986,76 TL alacağın karşı davada ise 750.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsili istenilmiştir. Mahkemece her iki davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı-karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av…. ile davacı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.09.2000 günlü Belediye Encümen kararıyla kamulaştırılan 4 ve 324 parsel numaralı taşınmazlar için davalıya ödenmesine karar verilen toplam 302.075,35 YTL ihtilafsız bedelden, mülkiyeti davalıya ait 62 parsel numaralı taşınmaz için … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/66 Esas sayılı dava dosyasında açılmış olan bedel artırım davasında hüküm altına alınan 80.485.538.000 TL (80.485,538 YTL) bedelin mahsubun yapıldığı 15.10.2004 tarihine kadar işlemiş faizi de hesap edilmek suretiyle geriye kalan alacağının davalı taraftan tahsilini istemiştir. Bu durum karşısında mahkemece; davalıya ödendiği konusunda taraflar arasında çekişme konusu olmayan 302.075,35 YTL ihtilafsız bedelin, davalının temerrüde düşürüldüğü 18.06.2003 tarihinden mahsup işleminin yapıldığı 15.10.2004 tarihine kadar işlemiş faizinin, ayrıca; dava konusu olmayan 62 parsel numaralı taşınmaza ilişkin açılan bedel artırım davasında hüküm altına alınan 80.485.538.000 TL (80.485,538 YTL)’nin gerekçeli kararda belirtilen 01.04.2000 tarihinden, yine mahsup işleminin yapıldığı 15.10.2004 tarihine kadar işlemiş faizinin bilirkişiye hesap ettirilip, aradaki farkın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bu yönteme uygun düşmeyecek şekilde, sadece mahsuba konu asıl borcun yukarıda sözü edilen ihtilafsız bedel ile mahsup tarihine kadar işlemiş faizinden mahsup edilmesi suretiyle davacı tarafın alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi, bundan ayrı olarak da; mahsuba konu 62 parsel numaralı taşınmaz için hüküm altına alınan 01.04.2000 tarihinden mahsup tarihine kadar işlemiş faizinin ise davalı-karşı davacının alacağı olarak belirlenip hüküm altına alınması,
2- Dava konusu 4 ve 324 parsel numaralı taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/893 Esas sayılı dava dosyasında açılan bedel artırım davasının yargılamasının başlangıcında ve yargılama esnasında 11.12.2000 tarihinde yatırılan 45.002,08 YTL, 12.03.2002 tarihinde yatırılan 155.679,77 YTL yargılama harcı nedeniyle, 492 sayılı Harçlar Kanununun 36/1. madde ve fıkrasına aykırı olarak bu harçların yatırıldığı tarih ile geri alındığı 20.10.2004 tarihleri arasında davacı-karşı davalı aleyhine faiz hesaplaması yapılması ve hesaplanan faizin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi,
3-Hükme esas alınan 14.10.2008 havale tarihli bilirkişi kurulu raporundaki hesap hatalarına davalı-karşı davacı vekilince miktarları da belirtilmek suretiyle itirazda bulunduğundan, bu itirazları giderici ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
4-Davalı-karşı davacı vekili, karşı davasında 362.338.644.000 TL (362.338,644YTL) alacağının, yargılama sırasında talebini ıslah ederek, 750.000 YTL olarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davacı-karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Hükme esas alınan 14.10.2008 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise davalı-karşı davacının alacaklı olduğu miktar 436.756,71 YTL belirlenmiştir. Buna rağmen mahkemece, davalı-karşı davacının ıslah istemi dikkate alınmadan dava dilekçesinde belirtmiş olduğu değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi ve bunun sonucunda da reddedilen miktar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece; yukarıda sözü edilen 1 ve 2 numaralı bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, alınan bu ek raporun bozmaya uygunluğu da denetlendikten sonra dört numaralı bozma da dikkate alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 750,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.