YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5469
KARAR NO : 2010/10648
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …
, …,
…
Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim borcu olarak tahakkuk ettirilen 86.664 ABD Doları ile 69.990,87 TL.nin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’nin 1416 Sayılı yasa gereğince master öğrenimi görmesi için Amerika Birleşik Devletlerine gönderildiğini, 31.12.1998 tarihinde master öğrenimini tamamlamasından sonra Ocak 1999 tarihinden sonra doktora öğrenimine başladığını, ancak kendine tanınan sürenin sonunda eğitimini tamamlayamadığını ileri sürerek, eğitime başlarken verilen yüklenme senetlerine göre sorumlu olduğunu, adına yapılan 86.664 ABD Doları ile 69.990,87 TL’nin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Bilirkişi kurulu raporunda, dava açılmasından sonra yürürlüğe giren 5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsili ve Terkinine İlişkin Yasa gereğince borcun hesaplanması gerekeceği belirtildikten sonra davalı adına yapılan ödemeler yapıldığı tarihteki kuru üzerinden TL’ye çevrilmiş ve yıllık %9 faiz işletilerek asıl ve işlemiş borç miktarı belirlenmiş, davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye borç miktarı tespit edilmiş, mahkemece de bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Dava, eğitim alacağının tahsili istemine ilişkin olup, borç miktarının dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 5535 Sayılı Yasa kapsamına göre tespit edilmesi gerektiğinde bir ihtilaf yoktur. Ancak, 08.07.2006 tarihinde 5535 sayılı Yasa ile 1416 Sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkındaki Yasaya eklenen geçici 1. maddede, “Bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenlerden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, eğitimin herhangi bir aşamasında öğrencilikle ilişikleri kesilenler, öğrenim sürelerinin bitiminde mecburi hizmetlerini tamamlamak üzere görevlerine başlamayanlar…bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurmaları halinde, kendilerine döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar için, imzaladıkları yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi hükümleri dikkate alınmaksızın ve ilgililere ödeme yapma sonucunu doğurmaksızın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ./..
-2-
2010/5469-10648
ek 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki süreler için faiz uygulanmaksızın hesaplanacak tutarlarla yükümlü tutulurlar. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 34 üncü maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi alınanların döviz borçları, ilgili adına fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilân edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek bunlar adına Türk Lirası olarak yapılan harcama tutarına eklenir. Bu şekilde hesaplanacak borç, sarf tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süre için 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve ilân edilen kanunî faiz işletilerek hesaplanır. Bu şekilde hesaplanacak borç miktarından ilgilinin bu zamana kadar yaptığı tüm ödemeler mahsup edilir; fazla ödenen tutar var ise ilgililere geri ödeme zorunluluğu doğurmaz.” denilmektedir. Bilirkişi tarafından yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda rapor hazırlanması gerekirken, harcamaların tamamının TL’ye çevrilmesi, bunlara da sarf tarihleri dikkate alınarak %9 oranı üzerinden faiz hesaplanarak borcun tespit edilmiş olması, mahkemece de yasa hükmüne uymayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Dosyada bulunan yüklenme ve kefalet senetlerinden, davalı asıl borçlu tarafından master öğrenimi dönemi için 13.09.1995 tarihli, doktora öğrenimi dönemi için ise 29.01.1999 tarihli olmak üzere iki ayrı yüklenme ve kefalet senedi verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece; 1416 sayılı Yasaya eklenen geçici madde gereğince master dönemi için (29.01.1999 tarihine kadar) asıl borçlu adına yapılan döviz cinsinden harcamalar ilgili adına fiilen ödemenin yapıldığı tarihteki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilân edilen efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmeli, ayrıca Türk Lirası olarak yapılan harcama tutarı da bulunan bu miktara eklenmeli, bu şekilde hesaplanacak toplam borç miktarına, sarf tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği (08.07.2006) tarihine kadar geçen süre için 01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere tespit ve ilân edilen kanunî faiz işletilerek böylece asıl ve işlemiş faiz borcu hesaplanmalı; doktora dönemi için (29.01.1999 tarihinden ilişik kesme tarihi arası) ise adına yapılan döviz cinsinden harcamaların miktarı tespit edilmeli, böylece master ve doktora dönemi için TL ve Döviz borcu toplamı hesaplanmalı, davalıların yapmış oldukları ödemeler düşüldükten sonra TL ve döviz olarak kalan miktara hükmedilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.