YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5658
KARAR NO : 2010/11610
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı dava dilekçesinde, ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde, davalının projeye aykırı olarak ortak alan olan 2.kat koridorun bir kısmını demir kapı yaptırarak kapattığını, yine 2.kat batı taraf cephesine pencereler açarak demir parmaklıklar taktırdığını, tuvalette esas değişiklikler yaptırdığını ve kendi bağımsız bölümleri arasındaki duvarları kaldırarak anataşınmazın taşıyıcı sistemine zarar verdiğini ileri sürerek ortak yere elatmasının önlenmesi ile yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini istemiştir.
Dosyanın incelenmesinde özellikle yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 27.10.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda projeye aykırı olarak yapılan değişikliklerin neler olduğu ayrı ayrı gösterilmediği gibi krokiye de bağlanmamış olmakla hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece, sözü edilen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle; “Davanın kabulüne, davalının dava konusu taşınmazda mimari projeye aykırı yapmış olduğu ve ayrıntısı bilirkişi raporunda belirtilen yapıları sökerek eski haline getirmesi….”ne hükmedilmesine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçları hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu hüküm yasaya infazda duraksamaya meydan verilmemesi amacıyla konulmuştur. Yasanın bu hükmü de gözönüne alınarak mahkemece anataşınmazın onaylı mimari projesi yerinde uygulatılarak, projeye aykırı olan hususları tek tek belirten ve aykırılıkların eski hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini açıklayan, krokili ek bilirkişi raporu alınmalı ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, infazda duraksamaya yol açacak şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.