Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5700 E. 2010/11613 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5700
KARAR NO : 2010/11613
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı, dava dilekçesinde ortak yerlere yapılan müdahalenin önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde davalının binanın dışından tuğla örerek yaptığı, binaya ve bağımsız bölümlerine zarar veren ve görüntüyü bozan bacanın kaldırılmasını, binadaki zararın, davalı tarafından karşılanmasını ve maddi manevi tazminat olarak kendisine 5.000TL ödenmesine hükmedilmesini istemiş, mahkemece 08.06.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, mimari projede bodrum olarak gözüken yerin meskene dönüştürülmesi, ortak alan olan bahçeye seramik döşenmesi, bina giriş kısmında bodrum kat bahçe seviyesinde demir profilden asma çardağı yapılması, binanın batı cephesinde bodrum kattaki mesken olarak kullanılan kısmın kullanımı için 14 metre yüksekliğinde ve 60×60 cm. ebadında baca yapılması şeklindeki müdahalenin önlenmesine, 2 nolu bağımsız bölüm ile bodrum depo nitelikli 8 nolu bağımsız bölümünde ve ortak kullanım alanında bahçe kısmında projeye aykırı imalatların kal’ine, bu projeye aykırılıkların anataşınmazın onaylı mimari projesine uygun hale getirilmesine, Kat Mülkiyeti Yasasının 33.maddesi uyarınca eski hale getirilmesi hususunda davalıya 30 gün süre verilmesine, davacının sosyal ve kişilik değerlerinin zarar gördüğü kanıtlanamadığından ve dosyaya yansıyan maddi bir zararı da belirlenemediğinden maddi ve manevi zararın giderilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
HUMK.’nun 74.maddesine göre, hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Davacı, dava dilekçesinde projeye aykırılıkları açıkladıktan sonra sadece bacanın kaldırılması, binadaki zararın karşılanması, maddi ve manevi tazminat talep ettiğine göre, istem dışına çıkılarak “Mimari projede bodrum olarak gözüken yerin meskene dönüştürülmesi, bina giriş kısmında bodrum kat bahçe seviyesinde demir profilden asma çardağı yapılması ve ortak alan olan bahçeye seramik döşenmesi” şeklindeki müdahalesinin de önlenmesi ve bunların da kal’i ile projeye uygun hale getirilmesine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.