Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5912 E. 2010/9225 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5912
KARAR NO : 2010/9225
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili davacının davalı vakfa 01.06.1989 tarihinde üye olduğunu, vakıf senedine göre belirlenen aidatları eksiksiz ödediğini, 01.06.2005 tarihinde emekli oluğunu ve bu tarihten sonra kendisine emekli maaşı ile ikramiyesinin ödenmesi gerektiğini ancak bu ödemelerin yapılmadığını, davalı vakfa noter kanalıyla çektiği ve 22.05.2007 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile vakıf üyeliğinden ayrılmak istediğini ve 01.06.1989 tarihinden itibaren vakfa ödediği aidatların yasal faiziyle birlikte tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmesini talep ettiği halde herhangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, davalı vakıftan emekli olmaya hak kazandığının tespitine, emekli aylıklarının Haziran 2007 yılından itibaren yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL. aylık, yatırmış olduğu aidatlardan dolayı elde edeceği gelire karşılık şimdilik 7000 TL’nin 23.06.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 7.100 TL’nin davalılardan tahsilini istemiş; davalılar vekili ise cevabında davalı …’in 2005 ve 2006 yıllarından itibaren mali yönden zor durumda olduğunu ve zararla kapattığını bu yüzden vakfa kâr aktarımı yapamadığından emekliliği hak eden hiç bir üyeye emekli geliri ödenmediğini, davacının isteminin yasal olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

1-Dosya kapsamından, davacının onaltı yıllık üyeliği sırasında davalı vakfa yaptığı aidat ödemeleri karşılığının 25.980 TL. olduğu bu miktara, aidatların holdingde işletilmesinden kaynaklanan kâr paylarının da eklenmesi gerektiği yolundaki 30.01.2009 tarihli bilirkişi raporu ile bu rapora karşı davalı vakıf vekilinin 2005 yılları arasında davalı vakfa ödediği ve buna karşılık gelecek tazminat miktarı ile birlikte 10.541 TL. olduğu vakıf yönetim kurulunun 04.02.2006 tarihli kararında vakfa ait paraların işletildiği holdingin 2005 yılında zarar etmesi üzerine zararın %50 oranında üyelere yansıtılmasına karar verildiğinden davacı alacağının 5270 TL. olduğu şeklindeki raporu arasındaki değerlendirme ve hesap tarzına ilişkin çelişkiler bulunduğu anlaşılmakla bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; davacının yaptığı yargılama giderlerinin tamamı dikkate alınmadan eksik yargılama gideri hesaplanarak bunun davalılardan tahsiline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; birinci paragrafta belirtilen bilirkişi raporlarının arasındaki çelişkinin giderilmesi için konunun uzmanı bilirkişiden vakıf senedi ile buna dayanılarak çıkartılan yönetmelik ve aynı konudaki daha önceki uygulmalar hesaplama yapan rapor alınıp oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.