Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6012 E. 2010/11397 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6012
KARAR NO : 2010/11397
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde asansörün ve çatının onarılması, masrafın yönetim tarafından karşılanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde çatı tamiratının yaptırılması, asansörlerin güvenli bir biçimde çalışabilir hale getirilmesi için yönetime süre verilmesi, yaptırılmadığı taktirde davalı tarafından yaptırılarak bedelinin kat maliklerinden tahsil edilmesi ve çatıdan müvekkilinin bağımsız bölümüne sızan suların hasara neden olduğunu ileri sürerek oluşan zararın giderilmesini istemiş, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgeler özellikle bilirkişi kurulu raporları içeriğinden; asansörün genel bir bakıma ihtiyacı olduğu gibi çalışmadığı,çatıda kırık kiremitler bulunduğu ve aktarılması gerektiği, davacının bağımsız bölümünde meydana gelen zararın ortak yerlerden olan çatıdan sızan sular nedeniyle oluştuğu, davalının yönetici ve anataşınmazda kat maliki olduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının yöneticinin görevlerini düzenleyen 35. maddesinin (a) bendi uyarınca kat maliklerince verilen kararların yerine getirilmesi yöneticinin görevi kapsamında olup anılan Yasanın 38. maddesi hükmüne göre kat maliklerinin vekili sıfatıyla hareket eden yöneticiye yasa ile tanınan görevini yerine getirmesi amacıyla dava açılamaz. Böyle bir davada husumetin ancak dava konusu edilen ortak yerde değişiklik yapılmasına karar veren kat maliklerine karşı yöneltilmesi gerekir.
Mahkemece davalı yöneticinin aynı zamanda kat maliki olduğu da dikkate alınarak davacıya diğer kat maliklerini davaya dahil etmesi için süre verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.