Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/6243 E. 2010/12731 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6243
KARAR NO : 2010/12731
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, ortak gider alacağının tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece tüm anataşınmaz için tek bir yönetim oluşturulması gerekirken her blok için ayrı yönetim oluşturulmasının Kat Mülkiyeti Yasasına aykırı olup, tüm maliklerin katılımı ile oluşan bir kurul olmadığından davacı blok yönetiminin aktif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 69. maddesinde blok yapıların her birinin kendi sorunlarına ve yalnız o bloğa ait ortak yerlere ilişkin olarak o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan kat malikleri kurulunca yönetileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde iki bloktan oluşan anagayrimenkulde dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu bloktaki kat maliklerince sözü edilen blokla ilgili toplantılar yapıldığı ve aidatların belirlendiği, yöneticilerin seçildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen yasa hükmü dikkate alındığında o bloktaki kat maliklerinin toplanarak kendi bloklarında yönetici seçmeleri, o blokla ilgili ortak gider borçlarını belirlemelerinde yasaya aykırılık bulunmadığı gibi Kat Mülkiyeti Yasasının 35/i maddesi gereğince seçilen yöneticinin o blokla ilgili kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapabileceğinden aktif dava ehliyeti bulunmaktadır. Mahkemece yasa hükmünün yanlış yorumlanarak davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.