YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9930
KARAR NO : 2010/11863
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle kamulaştırma yoluyla taşınmaz üzerinde kurulan irtifakın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın tapuda … oğlu … adına kayıtlı bulunduğu, kamulaştırmayı yapan idare tarafından taşınmaz mal sahibine uzlaşma konusunda çıkarılan tebligatta mal sahibinin adının … oğlu … olarak yazılmış olduğu ve davanın da aynı şekilde … oğlu … hakkında açıldığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında davacı idare, davalının isminde sehven yapılan bu yanlışlık nedeniyle tapu maliki …’in davaya dahil edilmesi için dilekçe vermiş, ancak mahkemece bu husus dikkate alınmamış ve dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Dairenin geri çevirme kararı sonunda dosyaya giren belgelere göre tapu maliki olan 1959 doğumlu … oğlu …’in babasının Mehmet oğlu … olup idarenin uzlaşma için çıkarttığı tebligatta yazılan adresin tapu maliki …’in ikametgahı bulunduğu anlaşılmıştır.
2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 14.maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, idare tarafından bu Yasa hükümlerine göre tespit olunan malike karşı açılan davaların görülmesi sırasında taşınmaz tapu malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığından bu gerçek malik davacıya dahil edilerek devam edileceği belirtilmiştir. Yasanın bu hükmü uyarınca tapu maliki … oğlu …’in yöntemince davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.